27 Aralık 2013 Cuma

OĞLAK BURCUNDA YENİAY 1 OCAK 2013




İktidar Partisi İçin Zor bir Süreç Devam Ediyor..

Bir yara kangren olmuşsa ve sizi içten içe acıtmaya devam ediyorsa, en iyi yol o yarayı kökten kesip atabilme cesaretini göstermektir..

Yeni Yıl Kutlamaları İptal olsa Yeridir...

2014’ün ilk gününde saat 13.13’te gerçekleşen Oğlak burcundaki yeni ay, 2014 açısından önemli olayları tetiklemesi ile birlikte köklü bir değişim enerjisini açığa çıkartıyor. 8 Aralık’ta Mars’ın Terazi burcuna girişi ve devamında ülkemizde gerçekleşmeye başlayan operasyonlar ve bu operasyonların ardından çıkan yolsuzluklarla birlikte iktidar cephesinde önemli değişiklikler gündeme gelmeye başladı. Bu değişiklik iktidar partisinin birçok bakanının istifa etmesi ve yerlerine yeni bakanların yerleştirilmesi ile devam etmekte. Böylece Akp’nin kendi içinde mecburi bir değişikliğe gittiğini görmekteyiz. Bu konuyla ilgili çok detaylı bir yazıyı, henüz kimse yazmamışken 7 Aralık 2013 tarihinde yayınlamış ve Mars Terazi’de İktidar kan kaybediyor, yargı ve hukuk zedeleniyor başlığı altında sizlere sunmuştum. Eğer hala okumadıysanız yazının linkine tıklayarak hemen okuyabilirsiniz:


Şimdi önümüzdeki sürece bakacak olursak, yeni aylar etkilerini 3 gün önce ve 3 gün sonra gösterirler. Bu durumda Oğlak burcundaki Yeni ayın etkisini 28 Aralık-4 Ocak arasında hissettireceğini öngörebiliriz. Türkiye haritasında da 27 Aralık- 4 Ocak tarihlerinin önemli ve etkin görünümler verdiğini yukarıda belirttiğim Mars Terazi yazımda belirtmiştim. Bu noktada bu tarihler arasında Türkiye açısından önemli bir altı gün yaşayacağımızı belirtmeliyim.

Oğlak burcu devlet ve resmi kurumlarla doğrudan ilgili bir burçtur. Yaptırım gücünü elinde tutan kişiler, iktidar partisi, hakimler, yargıçlar ve komutanları örneğin genel kurmay başkanını sembolize etmektedir. Bu noktada Oğlak burcundaki Yeni ay, kendi içinde Pluton ve Merkür kavuşumuna sahip, Mars ve Uranüs ile T kare görünümde ve Jüpiter ile de karşıt görünümdedir.  Bu veriler bize Yeni ay haftasında iktidar partisi ile ilgili güçlü bir kırılma enerjisi söz konusu olduğunu göstermektedir zira bu söz ettiğim açılar oldukça güçlü ve kökten temizlik gerektiren açılardır.

Başbakanımız kendi hayatı, seçimleri ve ailesi ile ilgili gündeme oturabilir, yine bu noktada Türkiye haritasında transit Jüpiter’in  Mc ile görünümü vardır ve başbakanımızın kendini çok zor duruma sokacak bir vaziyete gelebileceğini işaret etmektedir. Normal şartlarda bu görünüm, iktidar partisi ile ilgili ciddi bir sonlanmayı da göstermektedir. Bu sonlanma başbakanı doğrudan etkileyecek ve görevini mutlaka gözden geçirmek zorunda kalacaktır. Bir başka durum ise Örneğin şu anda çağrı kağıdı giden başbakanımızın oğlu Bilal Erdoğan, kendi isteği ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2 Ocak 2014’e kadar gitmediği halde hakkında zorla getirilme kararı çıkarılacaktır. Sözkonusu bu durumların hepsi Yeni ay haftasında iktidar cephesinde karışıklıklar yaratabilir ve partiyi kendi içinde daha da zor durumlara düşürebilir. 

Yargıçlarla ilgili önemli konular Yeni ay haftasında gündeme gelebilir. Tüm bu sözkonusu olaylar kendi içlerinde zorluk derecesi yüksek görünümlerle gerçekleşmekte olduğu için, Türkiye açısından Yeni ay haftası kritik bir eşiktir. Yargı açısından zorlanan ülkemiz ve güveni sarsılan halkımız için yeni ay haftası kritik kararların verileceği zorlu bir süreci işaret etmektedir.

Yeni ay Türkiye haritasının açık düşmanlıklar evinde doğmaktadır ve 4. Evdeki transit Mars, Yeni ay zamanında natal Pluton ile kare, transit Pluton, transit Merkür ve Yeni ay ile de kare bakış açısı oluşturarak, 4.evden T-kare görünüme girecektir. Bu görünüm aynı zamanda ülke topraklarını tehdit eden bir olayı gösterdiği gibi, halkın iç huzurunun kesinlikle yerinde olmadığını ve huzur bozucu bir takım olayların gelişeceğini göstermektedir. Bu noktada Mars orantısız güç kullanımını da temsil ettiği için, şu anda tekrar alevlenen eylemler sırasında can yakıcı birtakım olayların, eylemciler ve polisler arasında vuku bulacağını da göstermekteir. Ne yazık ki şehit haberlerinde bir artış gündeme gelmesi bu hafta için beklenen bir başka durumdur. Ayrıca defalarca belirttiğim deprem tehlikesi devam ettiğinden, Temmuz 2014'e kadar ülkemiz en yüksek risk altında olduğu için yetkili kişilerin bir an evvel deprem yönetmeliği, depremden korunma, ilk yardım vb. konularda çalışma başlatması gerekmektedir.

Benim önerim, Yeni ay haftasında ortaya çıkacak olan çatışma, orantısız güç kullanımı ve manipulasyon enerjisi altında, kişisel olarak değerlendirecek olursam yılbaşında mümkün olduğunca kalabalık ortamlara girmemenizden yanadır. Bu tarz açılar altında, ülke açısından kritik enerjiler vardır ve bu enerjinin içinde biz çoğu zaman patlama, yangın gibi kitlesel olayları da sıklıkla deneyimleriz. Bu sebeple sevdiklerinizle evinizde baş başa kutlayacağınız bir Yeni yıl sizin için daha eğlenceli ve mutluluk verici olacaktır. Bireysel olarak şiddet ve çatışma enerjisinin yoğun olduğu bu dönemde lütfen enerjinizi dengeleyen yöntemler bulun ve insanlarla birebir çatışmaya girmeyin. Sözlü bir çatışma ortamı bile aniden büyüyebilir ve gereksiz sorunlar yaratabilir.

Yeni ay haftasında öncü burçlar Koç, Terazi, Yengeç ve Oğlak birinci derecede etkileneceklerdir.  Bu burca sahip veya yükseleni bu burçlardan biri olan kişilerin mutlaka yeni ay haftasında sakin ve dengeli olabilecekleri ortamları tercih etmeleri gerekir. Hayatınızda büyük bir değişim enerjisini tetikleyen bu süreç içerisinde sorunlu ve geleceğinize katkıda bulunmayan her türlü insanı hayatınızdan çıkartmak mecburiyetinde kalacağınızı da ifade etmeliyim.

Bu ne kötü bir başlangıç diyorsanız şöyle söylemek isterim:

Bir yara kangren olmuşsa ve sizi içten içe acıtmaya devam ediyorsa, en iyi yol o yarayı kökten kesip atabilme cesaretini göstermektir..

Hayat bazen, kriz zamanlarında o krizleri nasıl yönetebildiğimiz ve krizlerin ardından yolumuza nasıl devam ettiğimize göre şekillenir ve sizin kötü olarak nitelendirdiğiniz olaylar olmasa, belki de ömür boyu bir yarayı taşıyacağınızı hatırlatmak isterim..

Bu yüzden bu hafta deneyimlerinize “ iyi veya kötü” olarak isim takmak yerine, yaşadığım her olayı içtenlikle kabul ediyor ve KADERİME GÜVENİYORUM diyerek karşılamanızı şiddetle tavsiye ederim.

Yeni yıla güzel bir başlangıç enerjisi ile giremesek de, 2014’te aileniz ve sevdiklerinizle birlikte mutluluk veren deneyimleri yaşamanızı ve her anınızın bir öncekinden daha güzel olmasını dilerim.

Sevgilerimle..

Didem ŞARMAN

20 Aralık 2013 Cuma

21 ARALIK 2012 VAROLUŞUN SONU MU ? Geçen seneden bugüne bizler..



21 Aralık 2012'de yazdığım yazımı, bu yıl 21 Aralık'ta tekrar paylaşıyorum. Buradaki öngörülerimin, özellikle astroloji alanına ilgideki artışla ilgili öngörümün bugün gerçekleştiğini görmek beni sonsuz mutlu ediyor. Keyifle okumanızı dilerim


Son zamanların en popüler konusu olan ve şüphesiz en az inananının dahi büyük bir ilgi ve merakla beklediği tarih 21.12.2012'ye sayılı günler kala, bazı kesimlerce yaratılmaya çalışılan korku enerjisini hafifletmek, dünyamızın ve insanlığın bu önemli geçiş sürecini anlamlandırmaya yardımcı olmak adına bu yazıyı hazırladım.

Hepimizin bildiği üzere 21.12.2012'de eski bir Orta Amerika uygarlığı olan, zamanında astronomi, matematik, mimari ve sanatta ileri uygarlık düzeyine ulaşmış olan Mayalar'ın takvimi söylentilere göre son buluyor. Oysa bu "son" kesinlik taşımamakta ve hatta bazılarına göre "sonun başlangıcı" olarak kabul edilmektedir. Mayalar takvimlerini belirli periyotlara göre bölmüşler, bu takvim esas gücünü ve zamansal kavramını ise Güneş sistemimizden almıştır. Onlar Güneş'in tüm hareketlerini takip etmişler, Güneş sisteminin işleyişini çok iyi kavramışlar ve buna göre belirli zamansal periyotlar belirlemişlerdir. Söylentilere göre takvimin beşinci ve son periyodu 21.12.2012'de son bulmaktadır.  Oysa takvimin devamının olduğunu iddia eden kimseler de bulunmakta ve böylece, Mayalar'ın takviminin sonu ile alâkalı tüm bilgiler kesin bir gerçekliğe bağlanamamaktadır.

"Guatemala'nın yağmur ormanlarında bulunan antik Maya kenti Xultun'da, 21 Aralık 2012'de sona eren Haab takviminin sonrasındaki tarihlere işaret eden yeni bir takvim bulundu. Araştırma ekibinde yer alan ve kalıntılardaki oymaları deşifre etmek için çalışan Teksas Üniversitesi'nden arkeolog David Stuart, "Maya takvimi milyonlarca, milyarlarca, oktilyonlarca yıl devam edecek... Hatta, aklımıza bile getiremeyeceğimiz süreler boyu devam edecek" dedi." Haberin detayları için: http://www.ntvmsnbc.com/id/25347988/"
Net olan tek konu 21.12.2012 tarihinde Güneş'in Galaktik Merkez'e 3 drc'lik bir orbla kavuşum yapacağı ve bunun astrolojik sınırlar dahilinde olup, kavuşum sayılacağıdır. Bu kavuşuma diğer gezegenlerin de belirli bir sınırda dahil olmalarıyla, o gün için öngörülen "Galaktik Hizalanma" olayı beklenmektedir.
Astronomik açıdan belirlenen tarihte gerçekleşeceği öngörülen galaktik hizalanma, Dünya'dan bakıldığında Güneş'in Galaktik Merkez'den geçmesi sırasında diğer gezegenlerin de belirli bir düzlemde dizilmesidir.
Astronomik tanımda galaktik merkez, samanyolu galaksimizin merkezine verilen addır ve Yay takımyıldızında bulunur. Bünyesinde oldukça geniş bir kara delik barındırmaktadır ve bu karadelik görünemez durumdadır. Böylece bu tarihle ilgili çeşitli senaryolar üretilmiş ve en önemlisi de Güneş'in Galaktik Merkezle kavuşumu sırasında sözü geçen karadelik tarafından yutulma olasılığı olarak öne sürülmüştür.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Güneş'in Galaktik Merkezden geçişi hiçbir zaman tam bir kavuşum olmayacaktır, zira yıllara göre Galaktik Merkez pozisyonları aşağıda belirtilmiştir:
Galaktik Merkez pozisyonları
1900: 25°27′Yay
1950: 26°09′ Yay
2000: 26°51′ Yay
2050: 27°33′Yay

Bu pozisyonların dışında, Güneş her yıl aynı Merkezden geçmekte ve gezegenler de hızlarına göre belirli yıllık periyotlarda aynı bölgeden geçişlerini tamamlamaktadırlar.

Konuyla alâkalı en yakın ve sağlam örnek Pluto'nun 2006 yılının 29 Aralık tarihinde 26 drc 56 dk ile Yay Burcu'ndan geçişidir. Pluto 31.12.2005 tarihinde de 24 drc 53 dk Yay Burcu'nda ilerlemeye devam ediyordu. Astrolojide olayların gerçekleşme anı için orbları kullandığımıza göre, 2006 yılının tamamında iki üç drclik bir orb ile Pluto, Galaktik Merkez olarak tanımlanan bölgeyle zaten kavuşum hâlindeydi. O zaman dilimi içerisinde herhangi bir yutulma olmadığına göre, güncel olayların neler olduğunu inceleyerek bu pozisyonu daha net anlamlandırabiliriz.

Konuyla alâkalı olarak 2010 senesinde AstrolojiTürkiye'nin kurucu astrologlarından Devrim Dölen'in DerKi'ye verdiği röportajdan bir bölümü sunuyorum:
"2012 senesi için önemli pozisyonlar var ancak en dikkat çekici olanı Güneş'in Galaktik Merkez kavuşumu. Güneş daha önce de bu merkez üzerinden geçti ancak bu defa o noktayı tam olarak kapatacak. Yalnız şunu ifade etmeliyim ki, bu noktada uzun süre Pluto da durdu. Eğer bir felâket senaryosu sözkonusu olacak olsaydı, bunu Güneş yerine Pluto mutlaka açığa çıkarırdı. İlginçtir, bu pozisyon, yani Galaktik Merkez noktası, finansal astrolojide altının fiyatının belirlenmesinde çokça kullanılan bir konum. Mayalar da bir altın ve güneş uygarlığı idi. Belki de bunun altında kendi takvimlerinin sembolizmini aramak gerekir, başka bir şeyi değil."  (Devrim Dölen, DerKi röportajı, Aycan Aşkım Sarıoğlu, 2010)
Şimdi de, bir adım daha öteye giderek Pluto'nun 2006 yılı boyunca orb dahilinde Galaktik Merkez'le kavuşum yaptığı dönemin Dünya'daki önemli olaylarını inceleyelim ve bu arada ön bilgi olarak Yay burcunun dinî liderler, inançlar, reformlar, üniversiteler ve eğitim unsurları, hukuksal konular, yabancı ülkeler, kültürler, dünya dışı yaşam, uzaylılar, felsefe ve düşünce ile alâkalı olduğunu belirtelim.

2006 Yılı Dünyada önemli olaylar
-30 Aralık 2006 Saddam Hüseyin'in idamı (29 Aralık 2006, 26 drc 56 dk Yay Burcu'ndan Pluto'nun geçişi)
-26 Kasım-1 Aralık 2006 Papa'nın Türkiye ziyareti  (25 drc 44 dk Yay Burcu'ndan Pluto'nun geçişi)

Papa'nın Türkiye'ye gelmesindeki amaç yüzyıllardır araları açık olan Katolik ve Ortodoks kiliseleri arasında dostluğu ve birleşmeyi sağlamaktı. Kısacası tarih boyunca süregelen kiliseler arasındaki sürtüşme, uyuşmayla sonuçlandırılmak isteniyordu. Papa Katoliklerin, Patrik Bartholomeos da Ortodoksların ruhanî lideridir. Bu ziyaret ile kiliseler arasındaki yakınlaşma konusunda adımlar atılmıştır. Papa bu ziyaretinde Müslümanlık ile ilgili bir süre önce Almanya'da söylediği İslam âlemini yaralayan olumsuz sözleri de bir bakıma silmek istemişti. Efes'teki Meryem Ana'da yapmış olduğu konuşmalardan açıkça olmasa bile bu anlaşılıyordu]. <http://www.kenthaber.com/Haber/Genel/Kose/erdem-yucel/papanin-turkiye-ziyareti/2719d6e1-e8ce-4f19-983e-1d1b6bed5a6f>, 12.12.2012

-2007 Yılı Unesco tarafından Dünya Mevlana Yılı olarak seçilmiştir.
Mevlana'nın en temel öğretisi, "her şeyin üzerinde insanın hoşgörülü olması, kalbini tüm evrene açması" esasına dayanır. Kendisi "Gel, ne olursan ol gel" sözü ile evrensel bütünlüğü ve hoşgörüyü vurgulamıştır.


Sürecin Ruhsal Yönleri
Pluto gibi yıkım gücü ve dönüştürme özellikleri öne çıkan bir planet, yukarıda sözü geçen karadelik ile belirli orb dahilinde kavuşum yapmakta iken, dünyamızda bana göre yeni bir dönem zaten başlamıştır. Gerek dinî liderler gerekse insanlar belirli bir hoşgörü oluşturma adına eylemlere geçmeye başlamışlardır; ancak Pluto doğası gereği yıkıcı olduğundan, yeni bir oluşumdan önce tabi ki mevcut çürümüş sistemi yıkacaktır. Yukarıdaki tarihlerde verdiğim gibi, Pluto'nun sözkonusu karadelik geçişinde, dünyamız üzerinde gerçekleşebilecek olumsuz olaylardan daha çok, barışa, birliğe ve kardeşliğe yönlendiren olaylar damgasını vurmuştur. Egosunun hakimiyetinde yaşayan, hırslı ve kontrolsüz güç kullanan kişiler, bu dönemde gerekli olayları yaşayarak, ya saf dışı bırakılmış ya da uzaklaştırılmaya başlamışlardır.

Nitekim geldiğimiz 2012 yılı sürecinde, dünyamızda en önemli konu şüphesiz huzur ve barışla yaşamak olmaya başlamıştır. Biliyoruz ki sadece kendi isteği için mücadele eden, bütüne bir şey katmayan insanlar ve sistemler artık yavaş yavaş çökecektir. Geçmiş çağlarda bilimde, sanatta ve teknolojide ileriye gidememiş olduğunu düşündüğümüz medeniyetler ve uygarlıklar belki de bizden çok daha fazla ileriye gitmişler, gücün ve verilen bilginin, kontrolsüz ve kitleleri baskı altında tutmak için kullanıldığı zamanlarda nasıl büyük yıkımlara sebep olabildiğini deneyimlemişlerdi. Böylece kendilerine göre bir öngörü sistemi ile, geldiğimiz yıl için yine aynı şeylerin tezahür edebileceğini belirtmiş ve bizleri uyarmışlardı. Bana göre Maya Takvimi insanların kendilerinin, sistemin ve evrenin farkına varabilmeleri için bir uyarı, uyandırma sistemidir. Nitekim öngördükleri tarih olan 2012 yılı, Neptün gibi kolektif temsilcisi olan bir gezegenin, dağılma ve çözülme semboliği olan Balık Burcu'na geçişi ile eşzamanlılık göstermektedir. Böylece 21 Aralık gibi tek bir güne odaklanmaktansa, 2012'nin tamamına özel bir anlam yüklenmektedir. Peki ama bu ne olabilir?

Hepimizin 2012 sürecinde yaşadığı olaylar genel olarak farkındalığımızın artmasına sebep olmuş, insanlar olayları kişisel olarak değerlendirmektense, kitlesel çözüm önerilerine odaklanmışlardır. Bir yanda sistemlerin ve düzenin güç mücadelesi, bir yanda insanların barış çağrıları yankılanmaya başlamıştır. Herkes yaşadığı olaylarda "bunu niye yaşıyorum, görmem gereken nedir?" sorusunu kendine sormaya başlamış, kişisel gelişim sektörüne ilgi artmış, insanlar psişik yeteneklerini kullanmaya büyük bir arzu hissetmişlerdir. Aslında bu yılın en temel özelliği "Birlik bilinci"ne geçişte öncü bir yıl olmasıdır. İnsanların toplumu da ilgilendiren rüyalar görmesi, affetme ve bağışlama çalışmalarına katılmaları ve herkesin bir nevî kendini arındırma sürecine girmesi işte tam da bu dönemin gözle görülür deneyimlerindendir. Yapılması gereken olaylar karşısında sakin kalmak ve dışarıda hiçbir suçlu ya da sorumlu aramadan, öncelikle kişinin iç dünyasında barışı yaşamaya başlamasıdır, zira "göre göz, hisseden kalp" her şeye vesile olandır.

2012 sürecine en uygun gördüğüm cümlelerden bazılarını sizinle paylaşmak istiyorum:


1) "Yoktum var oldum. Taştım topraktım öldüm, bitki oldum...
Bitkiydim öldüm, hayvan oldum....
Hayvandım öldüm, insan oldum...
İnsanım, öleceğim...
Böyle her ölüşte bir üst mertebeye çıktıktan sonra ölümden neden korkayım?" Mevlana
2) -Göklerdeki şuurlular da, yerdekiler de O'na teslim olmuşlardır. Ali İmran 83
-Ki siz boyuttan boyuta, hâlden hâle mutlaka geçeceksiniz. İnşıkak 19


21 Aralık 2012 Greenwich Merkezli Güneş Doğuş Haritası
21 Aralık 2012 gününün Güneş Doğuş haritasını incelediğimizde, gördüğümüz en önemli olayların başında ASC, Merkür, Venüs ve Güneş'in Yay burcunda konumlanmış olması geliyor. Yay Burcu keşiflerle, iyi niyetle, bir şeyleri öğrenmek, sentezlemek, felsefî düşünmek, ufkumuzu genişletmek, bir şeylere inanmak, hareket özgürlüğü ve en tepedekine ulaşma isteği ile doğrudan bağlantılıdır. Bu tarz keşif veya yoğun enerjilerle çalışan günleri incelediğimizde Yay burcunun her zaman haritada aktif olduğunu görmekteyiz.
Örneğin;
-En gerçekçi UFO görüntülerinin gözlem anında, haritanın iletişim evini Yay Burcu kesmektedir.
-İnsanoğlu Ay'a ilk ayak bastığı anda haritanın tepe noktasında Yay Burcu vardır.
(Kaynak: Astroloji Akademisi Eğitim Kitabı 2)


21 Aralık haritasında da 12. ve 1. evleri Yay Burcu kesmektedir. 12. ev astrolojide olumlu anlamlarıyla -ki ben bu harita için olumlu anlamları almayı tercih ediyorum- sınırların aşıldığı, çözülmelerin başladığı, egonun dağılıp ruhsal kimliğin öne çıktığı,  iyileşmenin, iyileştirmenin, şifanın ve bilinçaltının evidir. Karmaya inanan astrologlarca "karmanın evi" olarak değerlendirilmiştir. ASC ise bu tarz çalışmalarda, bir haritanın görünürdeki kimliği ve bize ne göstermeye çalıştığını ifade eder. İlk olarak gördüğümüz, görünenin ardındaki ile görünenin iç içe geçmişliğidir (12 ve 1. evlerin her ikisi de Yay).
Şifa ve ruhsallık ile görünürdeki durum birlikte hareket etmekte ve bize yeni bir farkındalıkla yola devam mesajı vermektedir. 12. ev görünmeyen durumların evi ise, bizim şu ana kadar göremediğimiz durumları, nesneleri ve boyutları ASC ile bir arada çalışarak bir nevî görebilmemize olanak tanıyacaktır. Ayrıca 12.ev rüyalarla bağlantılı bir evdir ve son dönemde herkes geçmişten gelen rüyalardan, rüyaların gerçek gibi olduğundan ve rüyasında büyük değişimleri gördüğünden bahsetmektedir. Bu da 12. ev ve 1. ev ortaklığına iyi bir örnektir. Demek ki bu ilk görünüme bakarak, 21 Aralık gününün gerçekten de "iyi ve iyileştirmeye yönelik" bir enerjisi olduğundan söz edebiliriz ancak bu değişimleri gerçekleştirebilmek ve görünenin ardındakini görebilmek için öncelikle 12. evin asıl anlamlarını yerine getirmemiz gereklidir.

Örnek verecek olursak, burada izole olmak, içe dönmek, aslında yaptığı eylemlerin ve düşündüklerinin birebir farkında ve içsel olarak barış içinde yaşayan biri olmak için gerekli bir dönemdir. Kişi, başına gelen negatif karakterde olarak tabir ettiği olaylar aracılığı ile bir nevî doğrularını ve yanlışlarını görür, hayatı ve hayatındaki kimselerle doğrudan yüzleşir, geçmişinden arınır ve sonuçta geçmiş ve geleceğin olmadığı bir zamansızlık boyutuna, yani tek ortak an olan "şimdi"ye gelir. İşte bu, 12. evin bize sunduğu şifanın yoludur. 2012 yılı içerisinde aslında büyük bir kesimin yaşadığı olaylar tam da budur. Tüm bunlar insanların "şimdi" anına gelerek, kendini tüm evrene açması ve kalplerin birlik içinde atması için gelişen olaylardır.
Haritada ruhsal olarak boyut değiştirme, dünyanın yükselişi ve aydınlanma çağı olarak nitelendirilen döngüye geçiş açısından başka envanterler aramaya devam edelim:

Göreceğimiz ikinci ve en önemli noktalardan biri şüphesiz birinci evde yerleşmiş Pluto, beşinci evde yerleşmiş Jüpiter ve MC'de konumlanmış Satürn arasındaki Yod açı kalıbıdır. Yod astrolojide "Tanrı'nın parmağı" olarak isimlendirilmişse de ben ona "Tanrı'nın eli" demeyi daha çok seviyorum. Bu açı kalıbı genel olarak bizim tahmin etmekte zorlandığımız, iyi olarak nitelendirilen olayların sonradan kötü olabileceği, kötü olarak gördüklerimizin de iyi olarak şekillenebileceği ve aslında bizim irademizin üstünde bir üst irade tarafından yönlendirilen olayları temsil eder. Yod Kalıbını oluşturan gezegenlerin pozisyon ve muhtemel anlamları şöyledir:

Pluto 8 drc 57 dk Oğlak burcunda, Satürn 8 drc 39 dk Akrep burcunda ve Yod'un apex'i yani tepesi Jüpiter 8 drc 55 dk İkizler burcunda geri hareketine devam etmekte ve asteroid Lilith (Black Moon) ile üç drc yaklaşımla kavuşum hâlindedir.
Pluto, kitlesel olaylarla ve bulunduğumuz jenerasyonla ilgili bir gezegendir. Yapısı gereği, varolan yıkım gücünü keskin bir şekilde yerine getirmesi, aslında mevcut düzeni değiştirmek, düzenlemek ve çürümüş olan her sistemi yıkarak yenisini kurmak, dönüştürmek içindir. Oğlak Burcu'ndaki Pluto "geçmişi değiştirme gücümüzü ve gücü elinde bulundurup, güç ve ihtirasla hükmeden sistemleri yıkıp dönüştürme" ile ilgilidir.

Satürn, zamanı ve yargıları, en temel gerçekleri gösterir. Akrep Burcundaki Satürn, derin ve gerçekçi bir dönüşüm zamanına girdiğimizi göstermektedir. Jüpiter ise yayılma ve genişleme, bilgiyi geliştirerek yaymakla ilgili bir gezegendir ve mitolojide Tanrıların Tanrısı Zeus ile özdeşleştirilmiştir. Jüpiter'in haritadaki konumu 5.evdir, yani 5. evde "bilincin" evindedir. Böylesine şanslı sayılan ve olumlu anlamları ile açıkta yer alan bir evde bulunan ve Yod'un tepe noktasını oluşturan Jüpiter, Satürn ve Pluto ile bir araya gelerek kadersel bir işareti temsil eder hâle gelmiştir. Buradan hareketle diyebiliriz ki, bilinçte başlayan olumlu ve mutluluk temelli değişim, bizim geçmiş kalıplarımızı ve acı veren anılarımızı dönüştürmeye başlayacak, zamanla ilgili bilincimiz, irademiz dışında bir güçle değişecek ve böylece zamansızlığın kapısı aralanarak insanlığın daha mutlu ve umutlu, daha geniş bir bilinçle yaşamına devam etmesi sağlanacaktır. Ancak burada unutulmaması gereken nokta tüm bunların 21.12.2012 tarihinde gerçekleşmeye başlamayacağıdır; çünkü bu tarih bir "sembol"dür. Sembolik anlamı da işte bu yorumlara çıkmaktadır. Daha evvel de belirttiğim üzere insanlığın bu sürece merhaba demesi daha önceki yıllara dayandığı gibi, en üst başlangıç noktasına da 2012 Şubat ayında Neptün'ün Balık Burcu'na geçişiyle birlikte varmıştır.
Neptün, 21 Aralık 2012 haritasında 0 drc 49 dk Balık burcunda ve ikinci evdedir. İkinci ev, kendimize verdiğimiz değer ve sahip olduklarımızla, maddiyatla doğrudan bağlantılı bir evdir. Neptün bulunduğu bölgeyi çözer, dağıtır ve hayallerin içinden yeni bir vizyon geliştirmemizi sağlar. Şifacılık, rüyalar ve ilhamla alâkalı bir gezegendir. İkinci evdeki Neptün, maddi değerlerle ilgili bakış açısını değiştirmeye, maddeye sıkı sıkıya bağlı kalma devrinin yavaş yavaş sona erdiğini temsil etmeye ve insanların şifa ve ilhamı daima daha yüksek bir iradeden akan bir enerji olarak kendilerinde görmesine sebep olacaktır diye düşünüyorum. İşte genel anlamlarıyla da Ocak 2026'ya kadar Balık Burcu'nda seyrine devam edecek olan Neptün, bu yıllar içerisinde herkesin şifayı kendinde aramasına, anlamlı rüyalar yolu ile bilgilendirilmeye, bilgeliğin artmasına, egonun çözülmesine, dağılmasına ve insanların şefkat ve merhamete, barışa yönlenmesine neden olacaktır.

Haritanın diğer bölümlerini incelediğimde en dikkat çeken diğer noktalar şöyledir:

1) Beşinci evdeki Jüpiter 12, 1 ve 3. evlerden gelmektedir; rüyaların anlamlanması, bilinçdışı öğrenme sürecinin desteklenmesi, tesadüfî, kadersel olayların gün içinde sıklıkla yaşanması, izole olma yolu ile insanların kendi yaşam biçimleri üzerinde düşünmesi ve içe dönmesi, böylece dışarıda değil öncelikle içeride huzurun aranması, üçüncü ev sebebi ile, iletişimde daha iyimser, bilge ve pozitif olunması, belki de önümüzdeki yıllarda telepati, durugörü vb. gibi yeni iletişim şekillerinin yayılması, henüz tanımlayamadığımız varlıklar ve boyutlarla iletişime geçilmesi.
12. evde yer alan Yay Burcu'ndaki Merkür'ün 6. ve 7. evlerden gelmesi,  Ay ile 120 drc açı oluşturması  ve Yod kalıbının tetikleyicisi olması da, günlük rutinde ve ikili ilişkilerde iyimser tavırların hakim olacağı, iletişimde yeni bir döneme geçileceği ile ilgili bir diğer önemli ayrıntı olabilir. Sağlık alanında bitkisel çözümler ve alternatif terapiler artabileceği gibi, herkesin kendini iyileştirebilme yeteneğinin artması ile ilgili bir süreci de görmekteyiz.
2)Pars Fortunae 9. ev girişinde Başak Burcu'nda yer alıyor: 9. ev Yay Burcu ile bağlantılı bir evdir ve inançlar ve eğitim konularıyla ilgilidir. İnsanların inançları ile ilgili yeni bir "düzen"e geçeceğimizi tahmin ediyorum. Bu yeni düzen içerisinde 9. ev konularından olan başka boyutları gözlem de vardır. Böylece önümüzdeki süreçte UFO gözlemleri artabilir, birlik inancı gelişebilir, âlemde tek olmadığımızı daha iyi kavrayabiliriz. Yine konuyla bağlantılı olarak süreç içinde astroloji okulları açılabilir, eğitimde yeni bir döneme geçebiliriz.

Son Not
Kıyameti tek bir güne sığdırma düşüncesindense, cehennemi ve cenneti bu dünyada yaşayan insanlara odaklanmalıyız diye düşünüyorum. Kendi içlerinde kıyamet yaşayan o kadar çok insan var ki... Siz kin tuttuğunuzda, affetmediğinizde, hırslarınıza yenik düştüğünüzde cehennemdesiniz aslında ve kendinizi, insanları, tüm evreni sevince de cennette...


Herkesin kendi kalbini dinlemesini ve korkularını bırakıp sevgiyle yola devam etmesini ve tüm âlemlerin barış içinde, dostlukla, kardeşlikle yaşamasını diliyorum.

Didem ŞARMAN

16 Aralık 2013 Pazartesi

ARALIK AYI SEMİNER TAKVİMİ & BİLGİLER

2014'TE BURÇLARI NELER BEKLİYOR & YILA GENEL BAKIŞ SEMİNERİM İZMİR'DE İKİ AYRI MERKEZDE GERÇEKLEŞECEKTİR. BİLGİLER VE ETKİNLİK LİNKLERİ AŞAĞIDADIR.

Seminer Ücreti 50 tldir. İstediğiniz, size yakın olan iki merkezden birine gelebilir ve seminere katılabilirsiniz. Seminerle ilgili detaylı bilgi ve yapmanız gerekenler için merkezlerle iletişime geçmeniz gerekmektedir.


1)
21 ARALIK 2013 CUMARTESİ günü Saat: 14.00-16.00 arasında Bornova'da

Etkinlik Linki: https://www.facebook.com/events/564500526967043/?fref=ts

Etkinlik ile ilgili Merkezle İletişim: Hacer Divitli: 0505 662 47 36




2)
23 ARALIK 2013 PAZARTESİ günü Gündüz Saat: 14.00-16.00 arasındai

Akşam: 18.30-20.30 arasında Bostanlı'da

Etkinlik Linki: https://www.facebook.com/events/187675731435244/?ref=22

Etkinlik ile İlgili Merkezle İletişim: Telefon: 232 330 58 88

Cep Telefonu: 0533 455 2014 Başak Arbak

14 Aralık 2013 Cumartesi

İKİZLER BURCUNDA DOLUNAY 17 ARALIK 2013




Yalancının mumu yatsıya kadar bile yanmayacak.. Püfff ! J

17 Aralık 2013 saat 11:26’da İkizler burcunda bir dolunay meydana geliyor. Dolunay haritasında Balık burcu yükselmekte ve yılın bu son dolunayının şifa, merhamet ve sevgi dolu enerjilerle geldiğini belirtmekte.

İkizler burcu yeni olanı almakla, bilgileri yenilemekle ve öğrenme süreciyle doğrudan ilgili bir burçtur. Burada gerçekleşen dolunay, yılın son günlerinde 2013’e dönüp bakarak, bu yıl neler yaşadık, nerede hata yaptık ve nerede iyi niyetli davrandık durup düşünmemizi sağlıyor. Dolunay haritasında 4.evde konumlanan Ay, bu dolunayın karmik çözümlemelerle geldiğini ve şimdiden itibaren yeniyi kabul edip, hayatınıza alabilmenizin son derece önemli olduğunu gösteriyor.

Dolunay haftasında hayatınızda hızlı çözümlemeler yaşama imkanı bulacaksınız. Üstelik yaşamakta olduğunuz her deneyimin keyfini çıkarabileceğiniz, olumlu çıkarımlarda bulunabileceğiniz ve hayata gülümseyerek biraz da kendi hatalarınıza gülebilerek tüm bu süreci karşılayabileceğiniz bir noktadasınız.

İkizler burcundaki Dolunay ile birlikte “geçmeyi” öğreniyorsunuz. Hala sizi yaralayan, üzen deneyimlere takılıp kalmak mı yoksa onları “geçebilip”, yeniye kucak açmak mı, işte seçim sizin J

Kıymetli yaşanmışlıklarınıza veda etmek bazen kolay değildir. Nitekim yaklaşan Mars’ın Uranüs ve Pluton ile gerçekleştireceği zorlu T-kare, hem de Mars Terazi burcunda iken, ikili ilişkilerle ilgili dengeleri yerinden oynatacak ve size geçmişte kalması gereken ve artık sizin yaşamınıza, yol haritanıza katkıda bulunmayan her türlü kişiyi, ilişkiyi ve durumu bırakmanız için sert bir mesaj yollayacak. 

İşte o sert mesajdan önce İkizler Dolunayını sevgi, neşe, gülümseme ve mutlulukla karşılayabilir ve hayatınız için gerekli olan dönüşümü şimdi “daha acısız” gerçekleştirebilirsiniz, zira yaklaşan T-kare önümüzdeki günler ve haftalarda çok şiddetli bitişlere sebep olacak. Tabi ki bu bitiş, durduk yerden değil sevgili okuyucum. Az önce belirttiğim gibi artık size bir fayda sağlamayan ilişkiler ve insanların hayatınızdan çıkması için esasen evrenin size bir hediyesidir bu.

Dolunay haftasında özellikle sözleriniz iki kat daha kıymetli ve önemli olacaktır. Boş konuşan, içi boş insanlara takılmayın ve onların üzerinde durmayın. Dedikodular, boş sözler ve yalanlar duyacaksınız, ancak emin olun anında ortaya çıkacaklar ve kendilerini bir şekilde belli edecekler. Siz siz olun bu Dolunay’da “söz gümüşse sükut altındır” sözünü hatırlayın.

Gökyüzünde Jüpiter Satürn üçgeni hala daha etkin. Bu faydalı görünüm özellikle iş hayatınızı olumlu anlamda etkilemeye devam ederken, inanıp güvendiğiniz değerleri yerinde tutuyor ve başarmak istediklerinize dair inancınızı güçlendiriyor. Tabi ki Jüpiter’in geri hareketi boyunca yani Mart 2014 tarihine kadar yeni bir iş yeri açmanızı önermemekteyim, nitekim gerekli hazırlıkları yapmayı tercih edebilirsiniz.

Dolunay haftasında, iletişim, haberleşme ağları, trafik, gazeteciler, muhabirler, eğitim öğretim kurumları ve ajanslar öncelikli olarak etkileniyor. Yalan yanlış asparagas haberler türeyebilir, iletişim hataları ortaya çıkabilir.

Türkiye’nin 12.evine düşen Dolunay ile birlikte halkın endişeleri tetiklenebilir ve hapishanede olan mahkumlarla ilgili yeni haberler gelebilir.


İkizler Burcu’ndaki Dolunay ve yaklaşan Venüs retrosunun burcunuza göre etkilerini okumak için lütfen linke tıklayınız: http://astroloji.pembeseker.com.tr/aralik-ayi-burc-yorumlari

Didem ŞARMAN

11 Aralık 2013 Çarşamba

21 Aralık 2013 İZMİR'de 2014'te BURÇLARI NELER BEKLİYOR SEMİNERİ

21 Aralık 2013 Saat 14.00 İZMİR'De, 

2014&Burçlar ve yıla genel bakış Seminerim olacaktır. İlgilenenlerin merkez ile iletişime geçmesi ve doğum bilgilerini vermelerini rica ederim.

Seminerde,

*Günümüzde astrolojinin yeri

*Astrolojik terim ve ifadelerle ilgili bilgiler

*2014’te burçları neler bekliyor ?


*Burcunuza göre 2014’te iş ve aşk hayatınız hangi etkiler altında ? başlıklı konular anlatılacaktır. 



Seminere katılmak isteyen kişilerin doğum bilgilerini, doğum günü, doğum saati, doğum yılı ve doğum yeri olarak belirtmeleri rica olunur. Yükselen burcunuz ve ay Burcunuz belirlenecek, böylece semineri daha rahat takip etme imkanı bulabileceksiniz.

Adres ve İletişim Bilgileri:

Yeni HAYAT Gelişim Merkezi (Yeni Adresimiz)


243 Sokak, No:17 K:1 D:8 Özkanlar - Bornova - İZMİR


* Bölge Metro İstasyonu ve Migros'a yürüme mesafesi 


Telefon: 0505 662 47 36 numaraları telefonu arayabilir, bilgi alabilirsiniz. 

Etkinlik Facebook Linki: https://www.facebook.com/events/564500526967043/

10 Aralık 2013 Salı

BİR BAŞAK BURCU AMELİYAT OLMAYA HAZIRLANIRSA ... :)



Planlanan iki ameliyat: Deviasyon (Burun) ve Bademcik aynı anda

Ameliyatları olacak kişi: Başak

Ameliyata 16 gün kala doktoruna sormak istediği soruları hazırladığı mail aşağıdadır.

Eğer Başak burcuysanız yükseleniniz Başak ise veya Ay burcunuz Başak ise siz de her şeyi en ince ayrıntısına dek hesaplayan, detaylara önem veren ve bu detaylar yüzünden dert sahibi olan biri olmaya yatkınsınız demektir; çünkü sizin işiniz tüm olasılıkları düşünmektir. Bu da sizi her şeyin mükemmel olması arzusuna götürür. Bu hayat deneyiminizde öğreneceğiniz en önemli şeylerden biri de, hiçbir şeyin ve hiçkimsenin mükemmel olamayacağıdır :)


2) 24 Aralık'a verilen öngörüşme, 20 Aralık Cuma gününe verilebilir mi çünkü önceden görüşmek istiyorum.


3) Bademcik ameliyatını yapacak olan doktor ile de görüşmek gerekir mi yüzyüze ? Telefonunu rica edebilir miyiz

4) Ameliyat öncesi şimdiden antibiyotik kullanmam gerekir mi, boğazımda enfeksiyon varsa diye ?

5) "... ilacı" kullananların bademcik ameliyatının sıkıntılı geçtiğini duydum, bu konudaki görüşler neler ?

6) Bademcik ameliyatı klasik yöntemle mi yapılacak yoksa Thermal Welding yakma yöntemiyle mi ? Ben Thermal Welding yapılmasını tercih ediyorum, ameliyat sonrası kanama riskinin en aza indiğini okudum birçok yorumda.

7) Bademcik ameliyatı olan hastaların yaygın görüşü, ameliyattan sonra özellikle ilk hafta ciddi yutma güçlüğü, acı ve su bile içememe hali. Böyle bir durumda ilk üç gün burnum da kapalı iken, gerçekten normal nefes alabilecek miyim ?


8) Hastanede üç gün yatabilir miyim ? Kanama olma riskine karşı hastanede mümkün olduğunca fazla yatmayı tercih ederim. Mümkün mü özel sigortam açısından ?


9) Ameliyat sonrası herhangi bir durumda iki doktora da 7/24 ulaşabiliyor muyum ? Herhangi bir komplikasyon gelişirse ikinci kez ameliyata alınmam gerektiğinde saat kaç olursa olsun kendi doktorum orada olacak mı ?



10) Bademcik ameliyatı olanların görüşlerini okuduktan sonra burun ameliyatı korkumu tamamen aştım, ancak yine de bilmem gereken bir şey var mı ? İkisi bir arada zor olur mu ?



11) Narkoz korkusunu yenmek için herhangi bir egzersiz yapmalı mıyım ?



Şimdilik sorularım bunlar. Teşekkür ederim

9 Aralık 2013 Pazartesi

MUSTAFA BALBAY SERBEST SATÜRN JÜPİTER 120

4 buçuk yıllık esaret, sonunda bugün özgürlükle sonuçlandı. Hepimizin beklediği bu son derece sevindirici gelişme, Türkiye haritasında hapishanede olanlar, tutsak olanların özgürlüğe kavuşmasını anlatan evin yöneticisi Venüs ile davalarla ilgili gelişmeleri takip edeceğimiz Jüpiter gezegeninin 120 drc açı kurması, gökyüzünde Uranüs-Merkür 120 drc açının etkin olması ve en önemlisi gökyüzünde Jüpiter ve Satürn arasında 120 drc açı olması böylece adaletin en doğru şekilde tecelli etmesi ile gerçekleşti.

Jüpiter Satürn üçgeni bir davanın en doğru ve isabetli şekilde karara bağlanmasına sebep oldu.

Bu son derece sevindirici gelişme esnasında Terazi burcundaki Mars, Türkiye haritasında bu olayı gösteren önemli bir nokta ile temas etmedi, yani olayda Terazi burcundaki Mars faktörünü bugün için arayamayız, zira önümüzdeki yedi aylık süreçte bu sevindirici haber dışında adaletle ve davalarla ilgili son derece üzücü gelişmelerin olması da sözkonusu. Bu konuyu Mars Terazi burcunda isimli yazımda ele almıştım. Okumak isteyenler için:

Lütfen bu sevindirici süreç hiç kimseyi rehavete sokmasın. Ülkemizdeki gelişmeleri an an takip etmeye, haklarımızı aramaya devam edelim. Unutmayalım ki biz sadece Allah’a kuluz, bu yüzden olmakta olan hiçbir gelişmeye gözlerimizi kapamayalım.

Mustafa Balbay’a ailesi ile birlikte mutlu, sağlıklı, huzurlu günler dilerim. 80 yaşındaki dedem bizzat Silivri’ye giderek kendisinin davalarını yakından takip etmişti ve bu olay tüm Türkiye’yi olduğu gibi bizim ailemizi de sonsuz mutlu etti.

Lütfen aynı duyarlılığı komutanlarımız, paşalarımız için de sürdürmeye devam edelim.

İlker Başbuğ , Hurşit Tolon, Tuncay Özkan ve daha isimlerini sayamayacağım birçok değerli insanı da unutmayalım.


Sevgiler

7 Aralık 2013 Cumartesi

MARS TERAZİ'de Yargı ve Adalet Zarar Görüyor & Muhalefet Karışıyor & İktidar Kan Kaybediyor & Bir Lider Gidiyor

Mars Terazi geçişi, aslında Akrep burcundaki geçişiyle eş değerdir, ama bunu gülümseyerek yapar, anlaşılması daha zordur.

Gökyüzünün hırçın yüzü Mars, 8 Aralık 2013- 27 Temmuz 2014 tarihleri arasında Terazi burcundaki geçişini sürdürecek. Bu geçiş esnasında, 1 Mart 2014-21 Mayıs 2014 tarihleri arasında yaklaşık üç ay da geri harekette yani retro olacak. Bu geçişler esnasında Mars’ın, Asc’ye olumsuz bir bakış açısında yoluna devam ettiğini de hatırlatmakta fayda var.

Önümüzdeki 7 ay boyunca gündemde ilişkiler, yargı ve adalet olacak. Doğrusu ben Türkiye açısından değerlendirdiğimde Mars’ın bu geçişini hiç sevmedim; çünkü adalet kavramlarına zarar verecek bir görünüme sahip. Hoş, ülkede adalet hala kaldı mı diyenlerdenseniz, siz de haklısınız. Ne var ki teknik olarak önemli davalarla ilgili çok ciddi mücadeleler, problemler gelişecek. Hukukun üstünlüğü kavramı zarar görecek ve yargı kavramı temelli güven sarsar hale gelecek. Yasalar kötü amaçlı kullanılmaya her zamankinden daha müsait bir hale geliyor ne yazık ki..

Mars Terazi geçişinden özellikle muhalefet partisi Chp başta olmak üzere Mhp de olumsuz anlamda etkilenmeye devam edecek. Chp için yeni yapılanmalar ve varolan sistemlerinin bozulup, yeniden yapılandırmaya gitmeleri söz konusu.

Mars Terazi geçişinde çok önemli bir doğal felaketi tetikleyecek. Bunu daha önce de söylemiştim ve felaket tellalı olmuştum. Ne var ki ülkemiz deprem kuşağında ve zamanında çok derin yaralar alan bir ülke. Hemen hemen her ay bir profesörün çıkıp deprem konusunda uyardığı günümüzde benim de deprem tehlikesini özellikle belirtmem felaket tellallığından ziyade dikkate alınması gereken bir uyarıdır değerli okuyucum.

Yargının ve adaletin ciddi zarar görebileceği ve en önemli deprem tehlikelerinden birinin yaşanacağı tarih 24 Ocak-10 Şubat 2014 tarihleri aralığıdır. Bu tarihler arasında ülke açısından  ciddi bir olay beklediğimi ifade etmeliyim.

Diğer önemli tarihler 29 Aralık-3 Ocak, 25 Mart-15 Nisan aralığı, Nisan sonu ve 21 Haziran-30 Temmuz aralığı ve 15-25 Ağustos aralığıdır.

Aşağıda gördüğünüz harita, Mars’ın Terazi Burcu’na girdiği anın haritasıdır. İçerideki harita Türkiye’nin, dışarıdaki harita Mars’ın Terazi burcu’na girdiği anın haritasıdır.

Şimdi bu önemli transitin, Türkiye üzerindeki etkilerine bir de harita üzerinde bakalım.




Transit Mars, 4.evde yerleşmiştir ve gökyüzünde aynı anda transitini sürdüren Satürn Akrep’in dispozitörü ve Venüs Oğlak’ın yücelim yöneticisidir. Böylece Mars’ın Terazi’ye girişi aynı anda transit Satürn’ün 5.ev pozisyonunu ve transit Venüs’ün 7.ev çıkışı pozisyonunu doğrudan ilgilendirmekte ve onların taşıdığı anlamı da güçlendirmektedir. Satürn Terazi’de yücelirken, Mars Akrep’i yönetir. Venüs Terazi’yi yönetirken, Mars Oğlak’ta yücelir. 
Transit Satürn ve Transit Venüs’ün arasındaki ilişkide, Satürn Venüs’ün hakimidir.

Haritada 5.ev Terazi ve Akrep burçları tarafından yönetilmektedir. Yöneticileri ise Mars ve Venüs’tür. Mars ve Venüs’ün ne kadar önemli teknik ilişkilerde olduğunu az önce belirttim. 5.ev vurgusunu biz parkları bahçeleri anlatan anlamıyla en son Gezi Parkı olayları sırasında etkin olarak görmüştük.

5.evin ilk yöneticisi Venüs 7.ev çıkışında, ikinci yönetici Mars ise 4.evdedir. Venüs Oğlak geçmişi anlatmaktadır ve yakın zamanda 21 Aralık’ta retro hareketine başlayacaktır. Geçmişte kalmış Gezi Parkı sembolü gibi halkın değerlerini korumaya yönelik çabası bu yedi aylık süreçte sembol olarak aynı ancak farklı bir isim altında tekrar canlanacaktır. Bu canlanmadan bir muhalefet partisi çıkabilir; çünkü oluşumun kendisini anlatan yerin yöneticisi Mars, siyaseti anlatan bir burçta ve muhalefeti ilgilendiren bir evde yerleşerek Mars Terazi 4.ev konumu almıştır.

Mars Terazi görünümü aynı zamanda adaletteki problemlerin, ülkenin iç huzurunu bozacağını da göstermektedir ve bunun bir diğer anlamı, patlama, yangın, deprem ve bombalama olaylarının ülke topraklarını tehdit etmesidir. Bu görünümü destekleyen diğer bir faktör, transit Pluton’un 7.evde konumlanması ve Transit Mars’ın, onun yücelim yöneticisi olmasıdır. (Plutonik olayların ani gelişmesi)

Satürn’ün Akrep burcundaki manipulatif ve gizli kapaklı gözaltına alma enerjisi tam da 5.evin yöneticisi Venüs’ün üzerindedir. Bu da bu süreçte çok adil yöntemlerle olmayan tutuklamaları / sınırlamaları ve engellemeleri göstermektedir. Satürn Venüs kavuşumu aynı zamanda ülkemizde önemli sanatçıların ölümünü de göstermektedir ve bu yedi ay boyunca bu sembolik geçerlidir.

11.evde kıstırılmış burç olan Boğanın ve 5.evin yöneticisi olan Venüs’ün üzerinde bulunan transit Satürn ekonomi ile ilgili sınırlanmayı ve ülkemizin ekonomik durumunun bu yedi ay için pek de parlak olmadığını göstermektedir. Buna transit Ay’ın Kova burcunda yerleşerek natal Jüpiter’e kare açı yapması ve böylece ekonomik durumun büyük iniş çıkışlarla dalgalanması faktörü de eklenmiştir.

Ülkemiz açısından önemli bir olay, transit Güneş ve transit Merkür’ün Yay burcunda 6.evde konumlanmasıdır. Bu görünüm çalışan kesimin, memurların, işçilerin ve haklarını arayan herkesin ayaklanacağına, eylemlerin yapılacağına dair önemli bir işarettir. Özgürlük ve bağımsızlık teması bu 7 ay boyunca özellikle vurgulanmaktadır. Ordudan ve polislerin kendi içinden ayrılan bir takım çalışanlar söz konusu olacaktır. 6.evdeki transit Güneş, 10.ev girişindeki natal Uranüs’e kare açı yapmaktadır. Çalışan kesimin ve haklarını arayanların bağımsızlık hareketi, iktidarın özgürlük anlayışı ile bir kere daha çatışacak ve bu çatışmadan mücadele doğacaktır. Ordu ve polis, iktidara göre hareket etmeye devam edecektir, çünkü transit Güneş Yay pozisyonunun dispozitörü Jüpiter Yengeç’tir ve Jüpiter Yengeç pozisyonu 10.evin yani iktidarın yöneticisidir.

İKTİDARDAKİ PROBLEM

İktidar partisini bekleyen önemli problemler görünmektedir. Partinin yöneticisi Jüpiter, transitte Yengeç burcunda güçlü bir pozisyonda olsa da ilk olarak retro harekettedir ve partinin sonunu ve Türkiye Cumhuriyeti Liderinin sonunu gösteren yerde konumlanmıştır ve 10.evde bulunan natal Şiron ile exact olarak kare, 10.ev girişindeki natal Uranüs ile 120 drc ve 5.evdeki Venüs ile 120 drc açı kurmaktadır.

5.evdeki Venüs, İktidarın ve Türkiye Cumhuriyeti liderinin ölümünü gösteren evdedir. 1.evdeki transit Jüpiter, iktidarın ve Türkiye Cumhuriyeti liderinin sonunu gösteren evdedir. 10.ev girişindeki Uranüs, iktidarı ve liderin kendisini gösteren evdedir.
Bulunduğumuz günden itibaren, 2014 senesi içinde özellikle Mars’ın Terazi burcu geçişinde iktidar partisi yara alacaktır ve Türkiye önemli bir siyasetçiyi bir lideri kaybedecektir.  Bu kayıp ölümle olacak gibi görünse de, tamamen varlığını, yerini ve değerini kaybetmesi olasılığı da söz konusudur. İktidar partisinin kendi içinde önemli kayıplarla meşgul olacağını da ifade etmeliyim.

Gördüğünüz gibi hem iktidar hem de muhalefette gelişen problemler, yeni bir parti oluşumunun da zeminini hazırlayacaktır.

Tüm bunların dışında, Pluton’un Asc’ye ters bakışını yani transitte Asc’ye karşıt yapmaya devam ettiğini de hatırlatmakta fayda var; çünkü bu görünüm iç ve dış düşmanlıklar aracılığı ile, Türkiye’nin yüzünü, değerlerini ve sistemini 2008 yılından bu yana değiştirmeye devam etmektedir ve 2024’e kadar bu geçiş devam ederken, Türkiye yeni bir yapılanmanın içine çekilmeye başlamıştır. Burada Oğlak burcundaki Pluton, devlette, ülke liderlerinde ve yönetimde yıllar içinde önemli değişiklikler yapar ve varolan sistemleri yıkarak yerine yenilerini getirir. Dolayısıyla Türkiye için tek gerçek “değişimin kendisidir.” Önemli olan bu değişimin içinde değerlerimizi unutmamak, varlığımızın asıl temellerine sahip çıkmak ve özgür, modern yüzümüzü değiştirmeden yolumuza devam edebilmektir.

İlişkiler Açısından

Mars, yaşam enerjimiz, mücadele yeteneğimiz, davranışlarımız, eylemlerimiz ve ilişkilerimiz açısından önemli bir gezegendir. Terazi burcunda Mars, teknik olarak kendisi gibi davranamadığı bir yerdedir. Hal böyle olunca, onun hırçın ve kavgacı doğası, diplomatik tavırların ardına gizlenecektir.
İlişkilerde hiç sevmediğim teknik taktik konuların son derece artıp zirveye oturacağı bir geçişten söz ediyorum. Bu geçiş esnasında düşman olarak gördüğünüz insanlar size direk saldırmak yerine bunu tatlı ve nazik gülümsemelerin ardında yapacaklar. Bu yüzden özellikle sosyal ilişkiler başta olmak üzere, tüm ilişkilerde dikkatli olmanız gereken bir zamandasınız.

Mars’ın Terazi burcundaki geçişi Akrepvaridir.

Kim dost kim düşman daha net anlayabileceksiniz. Tabi eğer uğraşabilir ve çaba gösterirseniz.

Bu geçişin olumlu bir tarafından da söz etmeliyim. Uzun zamandır ilişkisi olmayanlar için, Mars onlara bu yedi ay içinde bir ilişki getiriyor olacak. Ancak evli olanlar ve ilişkisi olanların, ikili ilişkilerde agresyon, mücadele ve güç savaşlarından uzak durmaları, arka planda kendilerine göre taktikler geliştirmemeleri ve enerjilerini direk olarak ortaya koymaya çalışmalarını tavsiye ederim ki bu pek de kolay olmayacak.

Didem ŞARMAN


6 Aralık 2013 Cuma

R.İ.P PAUL WALKER / ÖLÜM SEBEBİ İNCELEME

Paul Walker Cennette..

Paul Walker’ın öldüğüne daha düne kadar inanmıyordum. Muhakkak bu bir şaka veya 2014’te vizyona girecek yeni filmleri olan “Hızlı ve Öfkeli 7” için yapılan bir planlamadır diye içimden geçirdim ve bu konuda birçok farklı haber okudum. Ne var ki Paul Walker’ın haritası kazayı onaylayan birçok faktörle dolu ve daha da kötüsü 3 Kasım’da gerçekleşen Akrep Burcu’ndaki tutulmanın, onun haritasında Mars ile kontak kurması. Şimdi önemli detaylar ile tutulmanın Paul Walker’ın haritası üzerindeki etkilerine bakalım.




Aşağıda gördüğünüz haritalardan içeride olan Paul Walker’ın, dışarıda olan ise 3 Kasım 2013 Akrep burcunda Güneş Tutulması’na ait haritadır. Öncelikle dikkat çeken unsur,  tutulmanın astrolojide “ölümün kapısı” olarak isimlendirilen, hayati tehlikelerin tam karşısında bulunan ve kendisi de ölüm ve ilgili konuları çoğunlukla anlatan bir evde gerçekleşmesidir. Tutulma 2.evde gerçekleşmiştir ve Asc’yi 60 drc ile görmektedir.




Bu tutulmanın en önemli tarafı kendisi zaten başlı başına kazaları, yanıkları ve yanmayı anlatan natal Mars’a karşıt açı yapmasıdır. Tutulma 3 drc orb ile natal Mars’a karşıt açı yapmıştır. Haritada Mars, trafiği ve yaşamsal tehlikeleri anlatan evden gelerek, yine hayati tehlikeleri ve ölümü anlatan 8.evde yerleşmiştir. 8. Evde yerleşen natal Mars, 4 ve 10. Evlerdeki ay düğümleriyle 120 drc açı kurmaktadır. Paul Walker’ın trafik kazasında ölmesini bu görünüm başlı başına karşılamaktadır.

Kayıpları anlatan güney ay düğümü, tutulma esnasında yaşamsal tehlikeler ve ölümün evinde natal Mars’ın üzerinde, onunla kavuşum halindedir ve natal haritadaki ay düğümleriyle 120 drc kurmaktadır. Ölümlerde ay düğümlerini sıklıkla görmekteyiz.

Yaşam sonunu gösteren Jüpiter, ani hareketin burcu Kova’da, natal haritadaki kazaları ve yaşamsal tehlikeleri gösteren Mars’a kare açı yapmakta ve ölümün şiddetini, kaza anının büyüklüğünü göstermektedir. 
Mars patlamalarla ve yangınla ilişkilidir. Boğa burcundaki Mars, kaza yapıldıktan sonra belirli bir süre geçmesini ve ardından yaşanan patlamayı anlatmaktadır. (kazadan sonra, patlamanın yaşanması ve yavaş yavaş yanarak ölmek)

Sekizinci evde yerleşmiş natal Şiron Koç burcundadır ve yanıklardan, kazalardan, patlamalardan gelen yara ile ölümü temsil etmektedir.

Yaşam sonunu ve eski kaynaklara göre ölümün, yaşamın batışının/sonunun geldiği evden gelen Jüpiter, transitini 11.evde sürdürürken,  8.evde yer alan natal Şiron’a kare açı yapmaktadır. Ölümün acı dolu ve yanarak, yaralanarak gerçekleştiğini ve şiddetinin büyük olduğunu göstermektedir. Transit Jüpiter bu açıyı kurduğu anda Asc ve Dsc’yi ve Güneş’i görmektedir.

Transit Jüpiter aynı anda, DSC’de yerleşen Ay ile karşılıklı ağırlamadadır ve gücünü ikiye katlamaktadır. Ay’ın önemli bir pozisyonu 7.ev yerleşimi olmakla birlikte, Paul Walker’ın Balık Dolunay’ında doğmuş olmasıdır. Haritada Ay, yaşamın battığı/sona erdiği yerde konumlanmıştır.

Tüm bu göstergeler Paul Walker’ın hayatının sonunu açıklamaktadır. Uzun süre inanmak istemediğim bu olay ne yazık ki gerçekleşmiştir.

R.İ.P Paul Walker..

Didem ŞARMAN



4 Aralık 2013 Çarşamba

TAN TAŞÇI DOĞUM HARİTASI ANALİZİ

TAN TAŞÇI DOĞUM HARİTASI ANALİZİ




Tan Taşçı, yüreği de tıpkı yaptığı müzikler gibi güzel olan, günümüzün en saygıdeğer sanatçılarından biri. Bugün kendi albümleri dışında birçok değerli sanatçıya çalışmalarıyla katkıda bulunan, sadece şarkı söylemekle kalmayıp, aynı zamanda dillere destan olan şarkıların da söz yazarı. Ankara Üniversitesi devlet konservatuarı opera ve şan bölümünden mezun. Bizim bildiğimiz 2005'ten bu yana, bilmediğimiz kısımda ise çocukluğundan beri müzikle her an içeiçe olan, yaptığı başarılı albümler dışında mütevazi kişiliği ve yücegönüllülüğü ile herkesin kalbinde taht kurmuş bir sanatçı.

Almanya Hildesheim'de dünyaya gelen Tan, bugün doğduğu topraklardan oldukça uzak bir ülkenin en başarılı sanatçılarından biri. Henüz küçük bir çocukken, Allah'ın ona vermiş olduğu yetenekleri ve bir gün Türkiye'nin en başarılı sanatçılarından biri olacağını birisi ona söylemiş midir dersiniz ? :)  Kimse söylememiş olsa bile,  o doğduğu anda gökyüzü ve yıldızların konstelasyonu bize bunu söylemekte. Ben de onun hayatındaki başarı grafiğini, yaşam planını, mesleğindeki başarısını ve karakterinin güzelliğini, astrolojik verileri çözümleyerek, sizlerle paylaşacağım. Tabi ki bir kısmını :)

Güneş Akrep Burcu'nda

9.evde yerleşmiş olan Akrep burcundaki Güneş, kişiliği, kimliği ve kariyeri göstermektedir. Akrep burcu oldukça derin ve sezgisel, bu dünyaya ait olan veya olmayan her türlü titreşimi hissedebilen, algıları ve hisleri çok açık olan insanları temsil eder. Akrep, yaşadığı kriz zamanlarıyla birlikte değişir ve dönüşür. Bir başkası karşılaştığı ilk sorunda pes edebilirken, Akrep yaşamında varolan tüm problemli zamanları artıya çevirebilen bir burçtur. Akrep bilindiği gibi intihar etmez, kendi zehrine bağışıktır. Yaşamın zorluklarına en çok direnen burçtur. Bu da onu yaşama bağlayan en önemli özelliklerinden biridir. Tan'ın 9.evdeki Güneş'i, onun yaşama bağlı, yaşadığı krizleri kendi içinde çözebilen, kişisel gelişim, felsefe, dinler, astroloji, yabancı ülkeler ve öğretmenliğe, bilgi paylaşımına meraklı bir kişiliği olduğunu göstermektedir.

Yabancı ülkeleri temsil eden eve yerleşmiş olan Güneş, Tan'ın doğduğu ülkeden başka bir ülkede ünlü olacağını işaret etmektedir, ki nitekim bunu deneyimlemiştir. Üçüncü ve onuncu evlerden gelerek, sekizinci eve yerleşen Başak'taki Mars, Güneş'le 60 drc uyumlu açı kurmaktadır. Üçüncü ev yazarlık ve iletişim, onuncu ev kariyer evidir. Mars'ın bulunduğu sekizinci ev ise gizli olanı, derinde olanı ve dönüşümü anlatır. Bunların hepsini birbirine bağladığımızda, Tan'ın yazdığı şarkı sözleri ile kariyerini olumlu anlamda dönüştürdüğünü, yazdığı sözlerin bir derinliği olduğunu ve insanların üzerinde iyileştirici bir etki yaratarak, Güneş'in Akrep'teki ev pozisyonuyla birlikte "topluma sunduğu değerlerle, kitleleri kontrol etme" yeteneği olduğunu gözlemliyoruz. Bugün Türkiye'de Tan Taşçı dinleyen, takip eden, beğenen ve onun çalışmalarını yakından izleyen çok büyük bir kitle vardır.

Akrep burcunun doğası, Boğa burcunun maddi gücü elinde tutmak isteyen doğasından farklıdır; Akrep manevi gücü elinde tutmak ister. Somut ve maddesel olan her şeyden ziyade, soyut ve psikolojik tatmin yaratan her şeyi sever. Büyümek, gelişmek, öğrenmek ve manevi yanını beslemek onun doyumsuzluğudur. Bu öğrenme hırsı ve manevi yönünü geliştirip, besleme arzusu, onun farklı frekansların titreşimlerine açık olmasını sağlar. Doğuştan getirdiği psişik yetenekleri zamanla gelişir. Rüya görücü, altıncı hissi açık ve farklı frekansları algılayabilen bir ruh seviyesindedir. Bu durum herkesde farklı görülür. Tan'ın yazdığı şarkılar ve ses rengi, ilahi olana aracılık ettiğinin, onun frekansından beslendiğinin en güzel kanıtıdır.

ASC Oğlak

Yükselen Oğlak burcu öncelikli olarak yükselme hırsı ve iş hayatında hedeflenen başarıları anlatır. Ketumdur ve sözlerini seçerek anlatmayı tercih eder. Onun içindeki bu başarma aşkı aslında en tepede zirvede olmayı istemesindendir. Nitekim bu hırs çok sessizdir ve dışarıdan görünmesi neredeyse imkansızdır.  Bu görünüm Tan'ın çalışma hayatının onun dünyasında öncelikleri arasında ilk sırada olduğunu belirtmektedir. Daima yükselen bir başarı grafiği ve sürekli üzerine koyarak gitmek onun yaşamda arzu ettiği şeylerin başındadır. Yükselen Oğlak burcu olarak Tan mesafeli, soğukkanlı, azimli, başarma aşkı olan, saygıdeğer, seçkin ve sorumluluk duygusu son derece gelişmiş bir insandır. Olgun kelimesinin karşılığını tam olarak burada görebiliriz. Zaten eğer siz sosyal ağlarda Tan Taşçı'yı takip eden biriyseniz, O'nun mesafeli, insanlarla yüzgöz olmayı tercih etmeyen ancak kendisine değer veren tüm fanlarına da karşılığını veren bir insan olduğunu gözlemlersiniz. Yine paylaştığı yazılara baktığınızda son derece olgun ve öğretici yaklaşımlarda bulunmaktadır. Bunların hepsi yükselen Oğlak burcu ile birlikte Tan'ın yaşından olgun bir ruh olduğunu göstermektedir, zira yükselen yöneticisi Satürn'dür ve Satürn erken olgunlaşmayı, yaşından büyük davranmayı, kuralları olan, yaptırım gücü yüksek kişileri temsil eder. Hatta bu örnek için en güzel söz sanırım şudur "Genç ve güzel bir bedendeki, yaşlı ve olgun ruh.."

Haritanın lordu yine Satürn'dür ve Satürn hem yükselen yöneticisi hem de harita lordu olarak önemli bir konum kazanmış ve Tan'ı Satürnyen bir insan haline getirmiştir. Satürn hakimiyetindeki insanlar son derece ciddi tarafları olan ve hayatlarına kolayca birilerini almakta zorlanan insanlardır. Hem özel hayatı hem de çevresinde birlikte olacağı insanları çok dikkatli seçer ve hatta bazen uzun süre yalnızlığı tercih edebilir, zira Satürnyen bir insan için iki önemli temel konu vardır. Birincisi güveneceği, onu olduğu gibi kabul edecek, yargılamadan sevecek insanları bulmak, ikincisi ise onunla aynı bilgelik seviyesinde olan insanları hayatına alabilmek. İşte bu Tan için bir handikap oluşturur. Çünkü bilge bir insanla dostluk kurabilmek veya özel hayatına alabilmek yaşadığımız dönem gereği oldukça zorlu bir yoldan geçmek gibidir. Bilge kimdir ? Bilge hiçbir şey bilmediğini kabul eden, sofistike yaşam tarzından uzaklaşmış ve kendini tamamen doğaya teslim etmiş kişidir. Yaşadığımız maddi dünyaya bakacak olursak böylesi insanlarla karşılaşmamızın gerçekten de nadiren olduğunu fark edebileceksiniz. Böylece Tan'ın özel hayatı ve arkadaş çevresinde sayılı insanla görüşmesinin nedenini sanırım gayet açıkça anlayabilmiş olduk.

Haritada Satürn'ün çok önemli bir konumu ve anlamı olduğunu söylemiştim. Tan'ın haritasındaki özel anlamlarından biri de Satürn'ün Merkür ile olan kavuşumu ve beşinci ve altıncı evlerin Satürn hakimiyetinde oluşudur. Satürn Merkür kavuşumunun astrolojide iletişim kayıplarına sebep olabileceğini öne süren onlarca astrolog olmuştur. Baktığımızda iletişimde bir kısıtlanma da diyebiliriz. Peki bu kısıtlanmanın Tan'daki etkisi nedir şimdi bunu incelemeliyiz. Terazi burcunda kavuşum halinde olan Merkür ve Satürn, Terazi burcu ikili ilişkileri anlattığı için öncelikli olarak ikili ilişkilerde iletişimin mesafeli ve çok seçici olduğunu gösterir. İkinci olarak da devletle, danışmanlarla, davalarla  ve avukatlarla ilgili gelişebilecek problemleri gösterebilir. Ancak bunlar kişisel problemlerdir, daha genele açacak olursak, bu Merkür Satürn kavuşumunun son derece önemli bir özellik taşıdığını fark edeceğiz. 

Yazdığı sözler, söylediği şarkılar ve iletmek istediği mesajlarla (Merkür), Tan'ın bir otorite figürü(Satürn) haline geleceğini belirtmeliyim. Gerçekten de Tan tüm şarkılarını kendi yazmaya devam ediyor ve özellikle 2014 için planladığı şarkı sözleri herkesin ruhunu etkileyecek ve kalbinden yakalayacak türde. Otorite figürü olmak seneler alan bir durumdur ve çok çalışma ile emek ister. Tan'ın müzik hayatına başladığından beri kendi sözlerini yazıp besteliyor olması ileride kazanacağı bu güçlü konum için gösterdiği emek ve azimdir.

Altıncı evin yöneticisi Satürn, Merkür ile Terazi burcunda kavuşum halinde. Bu görünüm Tan'ın sanatla (Terazi) ilgili bir alanda şirket sahibi (Satürn/Merkür) olacağını gösterir. Nitekim iş hayatını gösteren evin yöneticisi Merkür'ün Satürn ile yaptığı bu kavuşum onu 2013 Ekim ayı itibariyle şirket sahibi yapmış, Tan T-Cetveli adında kendine ait bir müzik şirketi kurmuştur.  Satürn aynı zamanda ikinci evin yani sahip olunan mallar ve maddi gelirler evinin yöneticisidir. Bu durumda kurduğu şirketten para kazanacağını da göstermektedir.

Bu şirketin kurulmasının en önemli taraflarından biri şüphesiz Güney Ay Düğümü'nün Oğlak burcundaki yerleşimi ve yine Satürn'ün güney ay düğümünün sahibi/ dispozitörü olmasıdır. Güney ay düğümü karmayı ve bizim tamamlamamız gereken bu hayat deneyimimizdeki karmamızı gösterir. İçinde bizim yaşam amacımız saklıdır. Bu yaşam amacını gerçekleştirirken Kuzey Ay Düğümü'nden yardım alırız. Tan'ın T-Cetveli'ni açması, onun bu yaşam deneyimindeki önemli bir görevini yerine getirmesi ve geçmiş yaşamından zorunlu olarak getirdiği bir karmayı tamamlamasına vesile oluyor.

5.evin yöneticisi Merkür, Satürn ile kavuşum halinde. Bunun anlamını daha önce ilişkilerdeki seçicilik ve mesafeli duruş olarak aktarmıştım. 5.ev aşk hayatı, çocuklar ve şansı doğrudan simgeler. Tan'ın aşk hayatı ve çocuklar konusuna mesafeli bakışı veya bu alandaki korkuları, aslında belirttiğim gibi "bilge" biri ile karşılaşana dek sürecek. Böyle bir pozisyonda şans konusundaki inancı şöyledir "Şansı herkes kendi yaratır. Bir insan çalışarak, emek vererek ve doğru yolda kalarak şansını kendi elde eder.."

Şans/Kader Noktası 1.evde

Kader noktası bir diğer deyişle Pars Of Fortune kişinin, bu yaşam deneyiminde sıklıkla kadersel olarak çekildiği konuları ve şansını anlatır. Birinci evdeki şans noktası Tan'ı doğuştan "korumaya almıştır" Bu görünüme sahip bir insan başına ne gelirse gelsin, olaylardan bir süre sonra fayda sağlayacak ve ilahi bir elin kendini daima koruduğuna inanacaktır. Kova burcundaki Pars Of Fortune' nın sahibi de Satürn'dür. Tan kadersel olarak bir yapı kurmaya, inşa etmeye çekilecektir. Onun amacı sadece şarkı söylemek değil, müzik sektöründe kalıcı ve sağlam bir yapı inşa etmektir. Kova burcu teknik, teknolojik, uzay ve evrene dair ve astrolojiyle ilgili de bir burçtur. Dolayısıyla Tan'ın bu konulara özel bir ilgisi olduğunu belirtmeliyim. Şans Noktası birinci evde olan Sergen Yalçın ve Gülşen de aynı şekilde ilahi korunma altındadır.

Ay Yay Burcunda

Yay burcundaki Ay iyimserlik ve her şeyin altında bir iyi niyet ile pozitif düşünce yaratılmasını sağlar. Gerçekten de Tan'la konuştuğunuzda her birkaç cümlesinden biri şudur "Öyle mi, ama bu anlattığının şöyle bir iyi tarafı, bir faydası var.." Gerçekten de sizin kötü olarak tabir ettiğiniz bir şeyin, bir anda iyi bir tarafını gösterme konusunda çok başarılıdır. Yay aynı zamanda yurtdışı ve yabancıları göstermektedir, Ay ise anne figürünü. Tan'ın annesinin doğum yeri yurtdışında bir ülkedir. Bu anlamda Ay Yay burcunu karşılamaktadır. Pozitif yapısının dışında Ay Yay burcunda iken, Tan yaratılıştan bilgisini ve tecrübelerini paylaşma ihtiyacı hissedecektir, çünkü Yay burcu öğretmen arketipine sahiptir ve Ay'ı Yay'da olan biri bildiklerini paylaşarak, felsefe, astroloji, kişisel gelişim alanlarında tecrübe edinerek ve insanlara bilgi aktararak kendini daima iyi ve güvende hisseder..

Ay'ı Yay burcunda olan insanlar filozof gibi görünürler ve yüksek idealler taşırlar. Yüce bir amaçla bu dünyada olduklarının farkındadırlar ve sürekli olarak dinleri, yaratılışı ve bu yaşamda ne için bulunduklarını sorgularlar. Örneğin Tan geçmiş bir tarihte şunu yazmıştır  "Sorgulamaya açık olmayan hiçbir inanç inandırıcı değildir." İşte bu O'nun Ay Yay burcu konumunda doğmasıyla hissettiği doğal bir sorgulama yeteneğidir.

Ay'ın Mars ile kurduğu kare açı, özellikle kariyer konusunda zaman zaman stres yaptığını göstermektedir ki başta belirttiğim gibi Satürnyen bir insanın hata yapmamak istemesi, mümkün olan en güzel ve doğru işleri paylaşma ve mükemmellik arzusu taşıması oldukça normaldir. Bu görünüm aynı zamanda hayatına girebilecek olası "manipulatif" enerjili kadınlara karşı onu uyarır.
Eş modeli kişisel gelişim alanında çalışan biri veya yabancı kökenli bir kişi olabileceği gibi bir öğretmen de olabilir.

Venüs Neptün Kavuşumu

Astrolojinin en güzel kavuşumlarından biri olan bu görünüm, "sihirli kavuşum" olarak adlandırılmıştır. Bir erkek veya kadının haritasında bu görünüm altında, uzun süren belirsiz ilişkilerden sonra, hayallerindeki ilişkiyi yaşamak sözkonusudur. Tan'ın haritasında bu görünüm kitlelere hitap ettiği yerde konumlanmıştır. Venüs doğrudan bir sanat göstergesidir, Neptün ise ilahi olanı temsil eder. Tan'ın yazdığı ve söylediği şarkılarla yani uyguladığı sanatla aslında ilahi olana aracı olduğunu bir kere daha görmekteyiz. Kitlelere hitap ettiği yerde olan bu kavuşum, Venüs Neptün'ün "ilahi aşk" anlamı ile, insanlara muhteşem aşk şarkıları yazabileceğini ve bu şarkılarda çoğu zaman kişisel gelişim odaklı ve ilahi aşka bağlayan cümleler olduğunu görebiliriz. (Venüs Neptün kavuşum Yay)

Tan'ın haritasındaki bu hassas ve özel görünüm ve ilahi olana aracılık etmekteki açık enerjisi bir kere daha Yıldızların etkisinde kanıtlanır gibidir. Tan'ın Güneş'i Sirius yıldızı ile birlikte yükselmiştir. Sirius anlamsal olarak yaptığı bir işle "bir başka enerjiye aracı olanı" ve bu işle kitlelere hitap etme, kitlelere mesaj vermeyi anlatır.  Talih, ün ve şöhret göstergesi olduğu gibi kişinin düşünce gücünü genişletir, evrensel boyutta düşünebilme kabiliyeti verir. Sirius sihirli bir yıldızdır ve kutsal metinlerde çok defa yer verilmiştir. Örneğin Kuran-ı Kerim'de "Doğrusu Şi'ra yıldızının Rabbi de O'dur" şeklinde geçen ayet Sirius yıldızı ile ilişkilidir.

Ruh & Karma Noktası

Ruh noktası her şeyin başlangıcı, kişinin kim olduğu ve ruhunun özünü yansıtır. Tan'ın Ruh Noktası 18 drc Yay ve karma noktası da 21 drc Yay burcundadır. 11.eve düşen bu noktalar iyi talihli bir eve düşmüştür ve ruhun pozitifliği ile karmanın bu yaşam deneyiminde talihli bir şekilde çözümleneceğine işarettir. Noktaların sahibi Jüpiter, Terazi burcundaki stelyuma dahildir ve bu stelyum ile uyumlu açı kurmaktadır. Bunlar ruhundaki sanatsal yetenekler ve karmanın sanatsal bir alanda faaliyet göstererek çözümleneceğine dair işaretlerdir.Yay burcu topluma daima bir mesaj vermek ve öğretmek ister. Tan'ın ruhu bu yaşam deneyiminde bildiklerini, hissettiklerini paylaşmak ve paylaştıkları, duruşu, yaşamı ve yaptıklarıyla bir mesaj vermek amacıyla donatılmış durumdadır. Bu konstelasyonda kişi muhakkak spiritüel yaklaşımlar içinde olacak, enerji çalışmaları ile ilgilenecek ve öğretmen görevini üstlenecektir.

Şiron Boğa'da

Maddi değerlerin önem kazanacağı bu hayat deneyiminde, "güven" duygusu asıl arayışı olacaktır. Şiron Boğa burcu eğer aradığı güveni insanlarda bulamazsa, sürekli olarak maddi güvence içinde olmak isteyecek, yatırımlar yapacak ve maddi gücü elinde tutmak isteyecektir. Boyun ve boğaz sorunlarına karşı hassas bir bünyesi vardır. Bilgelik kazandığı alan "üretmek ve insanlara güven vermektir."  
Haritamızda Şiron yara aldığımız ve bu yaralarla birlikte yaşamayı öğrendikten sonra bir gün tamamen onlardan özgürleştiğimiz, bilgelik kazandığımız yeri gösterir. Şiron yaralı şifacıdır. Tan'ın 3.ev çıkışında Boğa burcunda konumlanmış Şiron'u onu insanlara güvenme konusunda yaralayabilir. Güveninin boşa çıktığı durumlar yaşamış olabilir. Fakat bu pozisyon, yıllar içinde, onu 3.ev konuları ve güven duygusu ile ilgili bilgelik sahibi yapmaya devam ediyor. 3.ev iletişim, düşünce dünyası ve yazarlıkla ilgilidir. Yazdığı şarkı sözleri ile insanları ve özellikle kendini iyileştirdiğini keşfediyoruz. Şiron'un şifa veren tarafı, Tan'ın haritasında üçüncü ev aracılığı ile yani kurduğu iletişim ve yazdığı sözler aracılığı ile ortaya çıkmıştır. 3.ev aynı zamanda el becerilerimizi gösterir. Ellerini özellikle koruması gerekir ve bunun dışında müzik yapan biri için el becerisi bir müzik aletini çalabilmektir. Nitekim Şiron mitolojide aynı zamanda öğretmendi ve savaş sanatları derslerinin dışında müzik öğretmenliği de yapıyordu. Tan'ın bu alanda bilgelik kazandığını görüyoruz. Kendisi piyano, gitar ve farklı müzik aletlerini de çalmaktadır.

3.ev çıkışı aynı zamanda Şiron'un 4.evde olması demektir. 4.ev kişinin geçmişi, ruhu, kim olduğu ile ilgilidir. Geçmiş yaşamlara inananlar için, Tan'ın ruhu yara almış ve yaralarını iyileştirmeye devam eden bir şifacıdır. Geçmiş yüzyıllara bakacak olursak, zaten tüm şifacıların bir şekilde "yara" aldığını görüyoruz. Bu kimi zaman engizisyon ile kimi zamanda iyileştirmek için insanlara yardım eden şifacıların emeklerinin karşılığını bir türlü bulamamaları, çeşitli şekillerde yargılanmaları suretiyle gerçekleşmiştir. Bu hayat deneyimine göre yorumlayacak olursak, aile soy ağacında ve atalarında şifacılar bulunmaktadır.

Tan Taşçı'ya ait harita yorumunu genel hatlarıyla, spesifik alanlara girmeden paylaşmış bulunuyorum. Yaşam yolunun daima aydınlık olmasını dilerim.

Didem ŞARMAN